FuNDa aRaR – YaK GeL
PitBuLL – CaLLe oCHo
28 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Kategorilenmemiş
SaLiM – aLo
NiRaN üNSaL – SeBeBiM
Bayramda kart harcamaları coştu ….

Ramazan Bayramı ve bayram tatilinde yerli kredi kartı kullanıcıları yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyar 137 milyon TL harcama yaptı.
Arife günü market ve alışveriş merkezi harcamaları dikkat çekerken, bayramın ilk günü akaryakıt istasyonlarında yapılan harcamalar zirve yaptı. Bayram tatilinde yurtdışına çıkanlar en çok harcamayı ABD’de gerçekleştirdi.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Şeker Bayramı ve bayram tatili dönemine ilişkin yurt içi ve yurt dışı kredi kartı kullanım bilgilerini açıkladı. BKM’den yapılan açıklamaya göre Şeker Bayramı’nda kredi kartlarıyla 1 milyar 137 milyon TL harcandı. Yurtdışında en çok harcamayı ABD’de de yapıldı.
EN ÇOK İŞLEM ARİFE GÜNÜ GERÇEKLEŞTİ
BKM, arife gününün bir gün öncesi dahil olmak üzere, Şeker Bayramı’na denk gelen 18-23 Eylül 2009 döneminde, kredi kartlarıyla 12 milyon 894 bin 252 adet işlem gerçekleştiğini ve 1 milyar 136 milyon 561 bin 25 TL tutarında harcama yapıldığını açıkladı. Bu döneme ait harcamaların toplamının 2008 yılına göre yüzde 41 oranında arttığı gözlendi. BKM verilerine gore en çok işlem, arife günü gerçekleştirildi.
SANİYEDE 638 İŞLEM İLE SON 5 YILIN REKORU KIRILDI
BKM’nin raporuna göre yılın en çok işlemi de arife gününde yapıldı. Arife gününe denk gelen 19 Eylül günü, BKM Switch sisteminden saniyede 638 adet banka ve kredi kartı işlemi geçti, son beş yılın işlem adedi rekoru kırıldı. 19 Eylül’de BKM switch sisteminde toplam banka ve kredi kartları ile 5 milyonun üzerinde işlem gerçekleşti. Arife gününün bir gün öncesi dahil olmak üzere, Şeker Bayramı’na denk gelen 18-23 Eylül 2009 dönemindeki toplam cironun yaklaşık yarısı olan 520 milyon TL de 19 ve 20 Eylül tarihlerinde yapılan işlemler sonucu gerçekleşti.
YURTDIŞINDA EN ÇOK HARCAMA ABD’DE
BKM verilerine göre bayramda yerli kredi kartlarının yurtdışı kullanımı verilerine göre en çok harcama 10 milyon 247 bin 337 TL ile ABD’de gerçekleştirildi. ABD’yi, 6 milyon 315 bin 270 TL’lik cirosu ile Fransa, 5 milyon 570 bin 183 TL ciro ile Almanya takip etti. 18-23 Eylül 2009 döneminde yurtdışında yapılan alışverişlerde harcamalar bir çok sektörü kapsarken, harcamalarda başı, giyim ve aksesuar ile konaklama sektörleri çekti. Market ve alışveriş merkezleri, hizmet sektörü, yemek ve telekomünikasyon ise Türkiye’den yurt dışına gidenlerin en çok harcama yaptığı diğer sektörler arasında yer aldı.
TÜRKİYE’DE KREDİ KARTI EN ÇOK ARİFE GÜNÜ KULLANILDI
Türkiye’de kredi kartı en çok arife günü market ve alışveriş merkezlerinde kullanıldı. 18-19 Eylül tarihlerinde kredi ile en çok harcamanın yapıldığı sektörler arasında marketler ve alışveriş merkezleri ile giyim ve aksesuar sektörü yüzde 23.18′le başı çekti. Benzin ve yakıt istasyonları ise yüzde 11.75′lik pay aldı. Giyim ve aksesuar harcamaları ise yüzde 16.17 düzeyinde gerçekleşti. Bayramın ilk günü ise, kredi kartı en çok yüzde 24.95′lik bir payla benzin istasyonlarında kullanıldı. Market ve alışveriş merkezleri yüzde 14.99′luk payı alırken, giyim ve aksesuar yüzde 10.35′e geriledi.
Bel agrisi erken olume sebeb….

Genelde hafife alınan bel ağrıları hayati fonksiyonları tehdit edebiliyor.
İki haftanın üzerinde devam eden, sabahları belde tutukluluk yaratan bel ağrısının, iltihaplı romatizmanın belirtisi olabileceği, hastalığın tedavi edilmediğinde yatalaklık, hayati organlarda tahribiyet görülebileceği, yaşam süresinin kısalabileceği belirtildi.
Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği Başkanı ve aynı zamanda Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ramatoloji Uzmanı olan Prof. Dr. Şebnem Ataman, her 100 kişiden yaklaşık 65-80′inin yaşamının herhangi bir döneminde bel ağrısı çektiğini söyledi.
Bel ağrılarının genellikle en az 1-2 hafta sürdüğünü belirten Ataman, yapılan çalışmalara göre, bel ağrılarının yüzde 50’sinin ilk hafta, yüzde 90′nın 2. hafta sonunda geçtiğini, yüzde 10′unda ise sorunun devam ettiğini ifade etti.
Ataman, iltihaplı olmayan ve bir iki hafta içinde geçen bel ağrılarının, zorlanma, ağır kaldırma, ters hareket yapma, sportif faaliyetler sırasında bel bölgesindeki kasları ve omurgayı zedeleme gibi etkenlere bağlı ortaya çıktığını, bu tip bel ağrılarının 1-2 günlük yatak istirahati ve uygun egzersiz programı ile tedavi edildiğini anlattı.
Ağrı şikayetinin uzun süreli olmasının mutlaka dikkate alınması ve fizik tedavi ve rehabilitasyon ya da ramatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Şebnem Ataman, “2 haftanın üzerinde devam eden, gece ağrısı ve sabahları belde tutukluluk yaratan ağrı, iltihaplı romatizma hastalığının belirtisi olabilir” dedi.
Omurga dışındaki organları da etkileyebilir
Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği Başkanı, AÜ Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ramatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ataman, iltihaplı romatizma hastalıkları içerisinde en sık beli etkileyen “Ankilozan spondilit (AS)” olarak adlandırılan hastalığın, ağrılı, ilerleyici özellikli bir hastalık olduğuna dikkati çekerek, “Bu hastalık, temelde omurgayı etkilemekle beraber, diğer eklemleri, kiriş ve bağları da etkileyebilir” diye konuştu.
Hastalığın, omurgayı tutarak, omurgada kısıtlılık yaratmasının en belirgin özelliği olduğunun altını çizen Ataman, şöyle devam etti:
“Hastalıkla birlikte öne doğru bükülme ve hareket zorluğu görülüyor. Çok nadir olarak göz, akciğer, barsak, böbrek ve kalbi de etkileyebiliyor. AS’de ilk tutulan bölge sıklıkla leğen kemiğidir. Buna bel, göğüs kafesi ve boyun bölgeleri de zamanla eklenebilir. Bu bölgelerde, kiriş ve bağların kemiğe yapıştıkları yerde inflamasyon ‘mikropların neden olmadığı iltihaplanma’ ortaya çıkar. Yapışma yerlerinde aşınmalar meydana gelir ve yeni kemik oluşur. Kiriş ya da bağlardaki elastik dokuların yerine kemik dokusunun geçmesiyle birlikte harekette azalma olur. İnflamasyonun tekrarlamasına bağlı kemik oluşumları artar ve omurga kemikleri kaynaşarak bütün bir hal alır ve bu da hareketlerin kısıtlanmasıyla sonuçlanır.”
Ataman, hastalığın başlangıçtaki hareket kısıtlılığının, ağrı ve kas kasılmalarına bağlı ortaya çıktığını ve ilaç kullanımı ile düzeldiğini dile getirerek, “İleri dönemdeki kemiklerdeki birleşmeden sonra ortaya çıkan hareket kısıtlılığı geriye dönmez. Bunun engellenebilmesi ya da yavaşlatılabilmesi için, düzenli ilaç tedavisi ve egzersiz yapılmalıdır” uyarısında bulundu.
Bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonu tetikleyebilir
Genetik faktörlerin çok etkili olduğunu anlatan Ataman, hastalığın “HLA B27” isimli özel bir geni taşıyanlarda görülme sıklığının daha yüksek olduğunu vurguladı.
Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği Başkanı, AÜ Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Ramatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Ataman, “Bir ailede eğer ankilozan spondilitli bir kişi varsa, ailenin diğer fertleri arasında da bu hastalığın görülme riski artabilir” dedi.
Bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonlarının da hastalığın başlangıcını tetikleyebildiğini bildiren Ataman, mikropların vücutta immün sistemini etkileyerek hastalığın gelişme riskini artırabileceğini söyledi.
Hastalığın bir ömür boyu sürdüğünü, son yıllarda çıkan ilaçların çok etkili olduğuna işaret eden Ataman, fizik tedavi, egzersiz ve kaplıcanın bu hastalığın tedavisinde büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
Ataman, “Tedavi olunmadığında sakatlık, ve hatta yatalaklık, hayati organlarda tahribiyet görülebilir. Kişinin yaşam kalitesi düşer ve yaşam süresi kısalabilir” diye konuştu.


