Türkiyenin ikinci büyük başarısı…

30 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

Eurovision’daki temsilcimiz Manga, “We Could Be The Same” ile 2. oldu. Bu, Sertab Erener’in 2003′te elde ettiği birinciliğin ardından Türkiye’nin en büyük başarısı. Bu yılın birincisi ise Almanya…

Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nı Almanya 246 puanla kazanırken, Türkiye, 170 puanla ikinci oldu. Türkiye, ülkelerin verdiği oylamalar sırasında uzun süre ikinci sıradaki yerini korudu ve oylamayı ikinci sırada tamamladı.

 İşte Manga’nın final performansı

 İşte Almanya’nın şarksı

 Galeri için tıklayınız…

Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan ve 3 saat süren 55. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde 14. sırada Türkiye’yi temsilen sahneye çıkan Manga grubu, “We Could Be The Same” adlı parçasıyla başarılı olarak salonda bulunan 18 bin kişiden büyük alkış topladı.

Sahneye stilist Mehmet Acar tarafından hazırlanan “Que” firmasının kostümleri ile çıkan Manga, koreograf Genevieve Cleary’in koreografisi ile diğer ülkelerden değişik gösteri sundu.

Yarışmadaki tek rock grubu Manga, geleneksel Türk müziği ile modern Batı müziğini karıştırarak sunduğu sahne gösterisiyle çok başarılı şov yaptı.

Sahnede robot olarak insana dönen ve vokalist Ferman’a sarılan Natalie Marrable’ın, lazer ışıkları ile donanmış giydiği 70 kiloluk kostümü, büyük ilgiyle izlendi. 55 kilo ağırlığında olan Mararable’nin, 70 kiloluk kostümünü sahnede çıkarmakta zorlanmaması da dikkat çekti.

Manga finalde, “We could Be The Same” (Aynı Olabiliriz) parçasının Belçikalı prodüktör Hans Vrancken tarafından yapılan düzenlemesi ile sahne aldı.

Bas gitarda Cem Bahtiyar, bateride Özgür Öney ve DJ Efe Yılmaz tam rock grubuna yakışan tarzlarıyla salonda coşku yarattı.

MTV müzik kanlında kullanılan büyük şovlarına özgü görüntü, sahne ve estetik anlayışı Eurovision prodüktörleri tarafından Manga’nın Eurovision sahne şovunda kullanıldı.

Oslo’nun Telenor Arena salonunda, Norveç’in resmi televizyonu NRK’nin yönetimi altında yürütülen dev televizyon şovu, dünyanın her bir yanında yaklaşık 150 milyon kişi tarafından izlendi.

23 kamera ile canlı takip edilen yarışmada, gitarda Yağmur Sarıgül’ün sıçrama hareketleri ve sol gözündeki göz yaşını andıran boya gözden kaçmadı.

Finalde 4500 adet ışık, 23 naklen yayın kamerası, 134 dev hoparlör kullanıldı. Norveç Prensesi ve Norveç’in gelecek Kraliçesi Mette Maret, yarışmayı salonda izledi.

Yarı finalin başlangıcından önce şovlarıyla programı renklendiren Fra Wallmans Saconoor grubu, ABBA gösterisinin ardından Türkiye’ye 2003′te Riga’da birincilik kazandıran “Everyway That I Can” adlı parçasıyla salonu coşturdu.

Şöhret’ler plaja indi…

28 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

Hülya Avşar’dan, Kim Kardashian’a, Beyonce’tan Kelly Brook’a 2010′dan plaj gündemi…

Ünlüler plaj sezonunu açtı, bikinili fotoğraflar ortalığa saçıldı. Son olarak Hülya Avşar’ın olay yaratan bikinili pozlarının ardından 2010 yılı plaj gündemi de ‘bomba’sını patlatmış oldu. İşte bu sezon kendini plaja ilk atan ünlüler…

 2010′UN İLK PLAJ BOMBALARI

Euro 2016 Hüsranı !!!

28 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

EURO 2016’ya ev sahipliği yapacak ülke belli oldu…UEFA yine yapacağını yaptı. Türkiye oylamayı 7-6 kaybetti…

Cenevre’de Espace Hippomene Kültür Merkezi’ndeki aday ülkelerin yaptığı final sunumunun ardından oy verecek 13 UEFA Yönetim Kurulu üyesi müzarekere ve oy verme için toplantıya geçti.

İngiliz Geoffrey Thompson’un başkanlığında yapılan toplantının ardından, oylama sonucunu kendisine verilen zarfı açarak UEFA Başkanı Michel Platini açıkladı.

Platini, zarftan çıkan ülkeyi salondakilere göstererek, Fransa’nın kazandığını açıkladı.

Açıklamanın ardından sahneye çıkan Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Jean-Pierre Escalettes, ”Bizim için çok güzel bir gün. UEFA’nın güvenini sarsmayacağız” dedi.

Açıklamanın ardından Fransa heyeti büyük sevinç yaşadı.

KIL PAYI KAYBETTİK
Türkiye, UEFA 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği adaylığını finalde Fransa’ya karşı kıl payı kaybetti.

UEFA’dan verilen bilgiye göre ilk tur oylamada Fransa 43, Türkiye 38 ve İtalya 25 puan topladı. Bu durumda İtalya elenerek ikinci turda Türkiye ve Fransa yarıştı.

Finalde 13 UEFA Yönetim Kurulu üyesinden 7’si Fransa’yı, 6’sı Türkiye’yi seçince tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapmak isteyen Türkiye kıl payı elenmiş oldu.

50 Cent inanilmaz değişim

27 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

 50 cent

Albümleri tüm dünyada milyonlarca satan ve yükseliş hikayesiyle birçok Hiphop sanatçısına ilham veren 50 Cent, kaner hastası bir futbol oyuncusunu canlandıracağı filmi Things Fall Apart için tam 25 kilo verdi.

İŞTE İNANILMAZ DEĞİŞİM- VİDEO

Bugün internet üzerinden yayınlanan görüntüleri, sanatçının hayranlarını şoke etti. Ülkemizde de çok sevilen yıldızın rol aldığı filmin yönetmeni Mario Van Peebles. Yıldızın rol arkadaşıysa Ray Liotta olacak. Film 2011′de vizyona girecek.

Sevişme sesi desibel ölçümü :))

27 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Videolar

sevişme sesi desibel Ölçümü :-) | izlesene.com

Arda Turan Liverpool Yolunda…

27 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

Galatasaray’da forma giyen Arda Turan’ın, Premier League ekiplerinden Liverpool yolunda olduğu ileri sürüldü…

İngiliz basınında yer alan haberde, 23 yaşındaki oyuncunun, Arsenal ve Tottenham’dan ziyade, Liverpool ile anlaşmaya yakın olduğu iddia edildi.

Haberde, Liverpool’daki geleceği belirsiz olduğu için Arda konusunda daha önce herhangi bir yaklaşımda bulunamayan Benitez’in, son gelen bilgilere göre Arda’yı takıma katma konusundaki niyetini ifade ettiği, Tottenham ile Arsenal’in gelişmeleri yakından takip ettiği kaydedildi.

Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger’in, Barcelona’ya transferi gündemde olan Cesc Fabregas’ın geleceğine odaklandığı ve Arda Turan konusuna uzak kaldığı belirtilen haberde, Benitez’in İngiliz ekibindeki durumunun halen belirsizliğini koruduğu ve bunun, Liverpool’un Arda için girişimde bulunma olasılığını etkilediği ifade edildi.

Ne İran’da ne de başka yerde… Nükleer silah istemiyoruz !

27 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Haber

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran’ın nükleer programıyla ilgili, ”Uluslararası camianın da biz bu noktada katkılarını bekliyoruz. Yani yaptırımların iki de bir gündeme gelmesini, doğrusu bizler artık bu noktadan sonra doğru bulmuyoruz, çünkü atılmış bir adım var” dedi.

Başbakan Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.

Erdoğan, yarın da Rio de Janeiro’da Medeniyetler İttifakı’nın üçüncü zirvesini gerçekleştireceklerini belirtti. Lula da Silva’nın geçen yıl Türkiye’ye resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, ”Aslında ziyaret, yeni bir sürecin başlangıcı olmuştu. O ziyaretten sonra üst düzey ziyaretler hareketlendi. Gerek bakan arkadaşlarımın Brezilya ziyaretleri, muhataplarıyla yaptıkları görüşmeler, gerekse Brezilya’nın bazı bakanlarının ülkeme yapmış oldukları ziyaretler bu süreci hareketlendirmiş durumda” dedi.

İki ülke iş adamlarının da karşılıklı ziyaretler gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, bir yıl kadar önce Türkiye’den Sao Paulo’ya uçuşların başladığını, bunun da turizmde de bir hareketlik yarattığını, 55 bin Brezilya’nın Türkiye’yi, 15 bin Türk’ün de Brezilya’yı ziyaret ettiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bütün bunların yanında benim bu ziyaretim Brezilya’ya Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak ilk ziyaret. Bu bakımdan anlamlı bir adım ve bu da bana nasip olduğu için ayrıca bu konuda mutluyum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sadece birkaç yıl sonra 1927 yılında Brezilya ile bir dostluk anlaşması imzalanmış. Bölgedeki ilk temsilciliklerden birini de Türkiye Cumhuriyeti 1929 yılında Rio de Janeiro’da açmıştır. Bugün de Brezilya, hızlı gelişen ikili ilişkilerimiz ve benzer görüşlere sahip olduğumuz uluslararası meselelerdeki yakın iş birliğimizle birlikte Latin Amerika kıtasına açılmamızda merkezi bir konuma sahiptir.

Bildiğiniz gibi Brezilya ile siyasi anlamda iş birliğimiz, bunun yanında savunma sektöründe atmayı planladığımız iş birliğimiz, ekonomik ve ticari ilişkilerde attığımız adımlar, yakınlaşmamızın en güzel göstergeleri oluyor.”

-NÜKLEER TAKAS ANLAŞMASI-
Siyasi alanda özellikle son olarak İran nükleer programı ile ilgili attıkları adımın, ”gerçekten çok çok anlamlı bir adım” olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Ve G-15 toplantısı sırasında Tahran’da bir araya gelerek uluslararası toplumu, uzun süredir meşgul eden İran nükleer programı ile ilgili önemli bir anlaşmaya imza attık. Ve bu imzadan sonra değerli dostum Sayın Lula ile şahsım, dünya liderlerini aradık, bunun yanında 26 ülkeye ayrıca mektup yazdım.

Çünkü uluslararası camianın buraya vereceği destek, dünya barışı açısından büyük bir önem arz ediyor. Ve bizler artık dünyada nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz, tam aksine yayılmayı engellemek istiyoruz, önlenmesini istiyoruz. Bununla ilgili de Washington’da bir toplantı yapıldı. Eğer bunu engelleyeceksek, bu yayılmanın önüne geçeceksek, o zaman kararlı adımı atmamız gerekiyor. Olmayanların buna başlamaması, ama olanların bunu artık yavaş yavaş kendi topraklarından çıkarması önem arz ediyor. Bunu sürekli olarak ifade ettik.

Türkiye olarak bizler, bölgemizde kesinlikle nükleer silah istemiyoruz, İran’da da istemiyoruz. Ama İran’da istemezken bunun yanında diğer ülkelerde de böyle bir şeyin olmasını bölgemizde ısrarla istemiyoruz. Ve bu konuda bizler İran yönetimine defaatle bu düşüncelerimi ifade ettik. İran yönetimi de ‘biz böyle bir şey düşünmüyoruz, sadece barışçıl amaçlarla biz bu yatırımı yapıyoruz’ dediler. Ve kendileriyle de sonuç bildirgesinde bunu zaten teyit ettik. Ve orada bu kayıtlar düşülmüştür.”

-LULA’YA ÖVGÜ-
Söz konusu kayıtların altında, Türkiye, Brezilya ve İran Dışişleri bakanlarının imzalarının bulunduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, İran’ın, bilindiği gibi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na yazılı metni söz verdiği şekilde teslim ettiğini anımsattı.

Şimdi yeni bir sürecin başladığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bir ay içinde bin 200 kiloluk düşük düzeyde zenginleştirilmiş olan uranyumun Türkiye’ye takas için teslimidir… İran bu sözünü yerine getirmiş olursa -ki şu andaki gidiş onu gösteriyor- ve bu takvim şu anda çalışıyor ve böylece sözünü yerine getirmiş olacak… Uluslararası camianın da biz bu noktada katkılarını bekliyoruz. Yani yaptırımların ikide bir gündeme gelmesini doğrusu bizler artık bu noktadan sonra doğru bulmuyoruz, çünkü atılmış bir adım var. Bin 200 kilonun Türkiye’ye teslimi…

Ama bunun karşılığında da Viyana Gurubu’nun, özellikle ABD, Rusya, Fransa, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, 120 kiloluk uranyum yakıtının İran’a verilmek üzere peyderpey bir yılı içinde Türkiye’ye teslimidir… Onlar da bir yıl içinde, bunu teslim etmeleri halinde bu, İran’a verilecektir. Ardından da bin 200 kilo, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna teslim edilecektir. Bu süreci bizler Brezilya ve Türkiye olarak takip ediyoruz, edeceğiz. Burada el birliği yapmış durumdayız.

Bütün dünyadaki dostların, ilgili olanların ağırlıklı olarak, BM Güvenlik Konseyi üyelerine özellikle bunu bildirmiş durumdayız. Tabii bu başarılı diplomasi atağında Sayın Lula’nın gösteriği büyük gayret ve liderlik örneğini bir kez daha takdirle ifade etmek istiyorum. Kendilerine teşekkür ediyorum.

Brezilya halkı başkanları Lula ile haklı olarak övünmeli ve kendisinin dünyada çok önemli bir konumda olduğunu zaten biliyorlardır.”

“ATTIĞIMIZ ADIMLARIN ARKASINDAYIZ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran’ın nükleer programıyla ilgili takas anlaşması konusunda ”İran’daki bizim belirlediğimiz o 10 maddelik sonuç bildirgesi, bunun altına imzayı koyan ülkeler olarak bizler bunun arkasındayız ve bunun arkasında da sonuna kadar olacağız. Çünkü inanarak bu yola girdik, ve attığımız adım bilinçlidir, bir inanca dayalıdır” dedi.

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ”Türkiye ile Brezilya arasındaki iş birliği tepki çeker mi? BM Güvenlik Konseyi’ne gelirse, bu noktada tavrınız ne olacak bir B planınız söz konusu mu? İki ülkenin bu süreçte öne çıkması tepkilere neden olabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:

”Öncelikle Türkiye ve Brezilya olarak bugün attığımız adımların arkasındayız ve bu sürecin zenginleşerek, artarak devamından yanayız. 160 kadar arkadaşımızla burada oluşumuz, iş adamları olarak… Bunun yanında Sao Paulo’da, İstanbul Ticaret Odası’nın Türk ürünlerine yönelik olarak açmış olduğu fuar, bu konudaki kararlılığımızı göstermektedir. Özellikle ekonomik alanda 2008 yılındaki 2 milyar dolarlık geldiğimiz noktayı aşmak durumundayız. Biliyorsunuz geçen yıl bu 1.5 milyar dolara düştü. Bunu biz iki güçlü ülke olarak asla yeterli bulmuyoruz, bunun çok çok üstüne çıkmamız gerekiyor. Bu irade her iki tarafta da var. İkincisi yeni birçok alanlar tespit ettik. Nitekim az önce yapmış olduğumuz anlaşmalar da bunun geleceğe yönelik yol haritasını belirliyor.

Özellikle Stratejik Ortaklığımızın önemi çok çok büyük. Bunun içinde eğitimden, sağlığa, üniversiteler arasındaki bütün ilgi alanları geniş çapta kapsayan, savunma sanayiini de kapsayan birçok adımlar var. Bu adımların takipçisi olacağız ve müşterek olarak da müteahhitlik sektörü de dahil olmak üzere geliştirmekten yanayız”

-”EĞER DÜNYA BARIŞINA HİZMET ETMEK İSTİYORSAK…”-

Erdoğan, İran’ın nükleer programa ilişkin olarak da şunları kaydetti:

”İran’ın nükleer programı ile ilgili konuya da gelince, bu konuda İran’daki bizim belirlediğimiz o 10 maddelik sonuç bildirgesi, bunun altına imzayı koyan ülkeler olarak bizler bunun arkasındayız ve bunun arkasında da sonuna kadar olacağız. Çünkü inanarak bu yola girdik ve attığımız adım bilinçlidir, bir inanca dayalıdır. Dünya barışına eğer hizmet etmek istiyorsak, bu ancak bu şekilde olabilir ve bunun kararlılığı içerisinde de bu adımı atmış bulunuyoruz. Dikkat ederseniz burada bir incelik var. Kimler konuşuyor diye baktığınız zaman konuşanların hepsinde nükleer silah var. Ama Türkiye olarak bizim böyle bir sıkıntımız yok ve çevremizde de bizler nükleer silah istemiyoruz. ‘Nükleer silah istemiyoruz’ diyenlerde nükleer silah var. Bu bir çelişki değil mi, biz çelişkilerin olmadığı ve barışa alt yapıyı oluşturacak bir adımı atıyoruz hayırlı olsun diyoruz”

-İMZALANAN ANLAŞMALAR-
Konuşmalardan önce iki ülke arasında, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması, Gümrük Alanında İşbirliği Anlaşması, Stratejik Eylem Planı Ortaklığı Belgesi, Brezilya ve Türkiye Petrol Şirketleri Tarafından Ortaklaşa İmzalanan Mutabakat Muhtırası, Brezilya Standart Kurumu İle TSE Arasında Mutabakat Anlaşması, Tarım Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalandı.

Inter’in Zaferi , Mourinho Hat-Trick Yaptı !

22 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Manşet

Şampiyonlar Ligi finalinde İnter, Bayern Münih’i devirerek bu sezonki 3. kupasını kaldırdı…

Avrupa’nın en büyüğü Madrid’de belli oldu… Santiago Bernabeu Stadı’ndaki karşılaşmada İnter, Bayern Munih’i 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu… İnter’i galibiyete taşıyan golleri 34 ve 70 dakikada Milito kaydetti. İnter, 45 yıl aradan sonra bu kupayı 3. kez kaldırmış oldu… Inter teknik direktörü Jose Mourinho, bu kupayı iki farklı takımla birden kazanan üçüncü teknik adam olarak tarihe geçti.

 Galeri için tıklayınız…

Avrupa Futbol Şampiyonlar Ligi kupasını, finalde Almanya’nın Bayern Münih takımını 2-0 yenen İtalya’nın FC İnter takımı kazandı.

ÖZLEM SONA ERDİ
İspanya’nın başkenti Madrid’deki Santiago Bernabeu Stadı’nda 80 bin taraftarın önünde oynanan final maçında İnter, Bayern karşısında aldığı galibiyetle Avrupa kupası özlemini bitirdi.

İLK YARI
İlk yarı her iki takım dengeli oynayıp defansını sağlam tutmaya çalışırken, topu daha fazla ayağında tutan Alman takımı rakibine oranla daha baskılı gözüktü. Ancak 35. dakikada İnter’de, kaleci Julio Cesar’ın kullandığı kaleci atışında topa ilk dokunan Milito, Sneijder ile girdiği verkaç sonrası karşı karşıya kaldığı Bayern kalecisi Butt’u mağlup etmeyi başardı ve takımını 1-0 öne geçirdi.

İKİNCİ YARI
İkinci yarı Bayern Münih etkili ataklarla İnter’i bunaltsa da 70. dakikada Eto’o'nun ara pasında rakip ceza sahasına giren Milito, güzel bir çalımla rakibini geçtikten sonra Butt’un sağından topu ağlara gönderdi: (2-0)

İki farktan sonra İnter oyunu yavaşlatıp, kontrolü altında tutmayı başarırken, moralsiz Bayern aradığı golleri bulamadı ve karşılaşma 2-0 İtalyan takımının üstünlüğü ile sona erdi.

İnter’in iki golünü de atan Arjantinli Diego Milito, UEFA tarafından final maçında sahanın en iyisi seçildi. Bu sezon İtalya kupası ve lig şampiyonluğundan sonra Şampiyonlar Ligi ile kupa sayısını 3′e çıkartan İnter, müzesinde bulunan 2 Kıtalararası (1964 ve 1965) ve 3 UEFA (1991, 1994, 1998) kupasından sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi kupasını aldı.

HAMİT İLK 11′DE BAŞLADI
Bu arada finaldeki tek Türk futbolcu olan Bayern Münihli Hamit Altıntop, ilk 11′de sahaya çıkıp iyi bir performans gösterse de teknik direktör Van Gaal’ın tercihiyle 62. dakikada oyundan alındı. Şampiyonlar Ligi finalinde geçmişte Bayer Leverkusen formasıyla Yıldıray Baştürk’te oynamış ancak, Altıntop gibi Baştürk’te kupayı kaldırma şansına erişememişti.

BAYERN MÜNİH: 0 – İNTER: 2

STAT: Bernabeu
HAKEM:
Howard Webb
BAYERN MÜNİH:
Butt, Van Buyten, Demichelis, Lahm, Badstuber, Schweinsteiger, Van Bommel, Robben, Hamit Altıntop (dk.62 Klose), Oliç, Müller
TEKNİK DİREKTÖR:
Luis Van Gaal
İNTER:
Julio Cesar, Maicon, Lucio, Samuel, Chivu (dk.67 Stankoviç), Cambiasso, Zanetti, Sneijder, Eto’o, Pandev, Milito (dk 90. Materazzi)
TEKNİK DİREKTÖR:
Jose Mourinho
SARI KARTLAR: dk.24 Van Buyten, dk.77 Van Bommel (Bayern Münih), dk.29 Chivu (İnter).
GOL: dk.35 ve dk.70 Milito (İnter)

Genç yaşta kalp krizi geçirmekte bir numarayiz.

21 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Kalp hastalıkları genç yaşlı demeden herkesin kapısını çalabiliyor. Doğuştan olan hastalıklardan kapak problemlerine, damarsal sorunlara kadar pek çok kalp rahatsızlığı içerisinde en çok korkutanların başında ise kalp krizi geliyor.

Türkiye’de her yıl 200 bin kişi kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Oysa bazı basit önlemlerle kalp sağlığını korumak mümkün. Sigarayı bırakmak, kolesterol, tansiyon ve kiloyu kontrol altında tutmak, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak bunların başında geliyor. Kalp krizinde ise erken müdahale hayat kurtarıcı oluyor!

ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Tekiner; kalbin yeteri kadar oksijen alamaması sonucu kalpteki dokuların ölmesiyle oluşan kalp krizinin (miyokard enfarktüsü) koroner damarlarda bir tıkanıklık veya daralma söz konusu ise kalbin yeteri kadar oksijen alamaması sonucu oluştuğuna değiniyor ve “Beslenemeyen kalp dokusunda gelişen metabolik değişikler, ölümcül ritim bozuklularına yol açarak erken ani ölümlere neden olabilir. Ayrıca bu durum uzun sürerse kalp, işlevini yitirip kanı pompalayamaz hale gelebilir.

KRİZ HASARININ GERİ DÖNÜŞÜ YOK

Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. İşlevsiz bir yara tabakası oluşur. Yani kalp krizinin verdiği hasar, geri dönüşü olmayan bir hasardır. Bu nedenle; kalp krizinde erken müdahale, hem hayat kurtarıcıdır, hem de sonradan gelişebilecek kalp yetersizliğini önleyebilmektedir. Nitekim hastaneye ulaşabilen olgularda ölüm yüzde 5- yüzde 15′e kadar düşmektedir” diyor. Günümüzde genç insanlarda da kalp krizinin çok sık yaşandığına dikkat çeken Dr. Tekiner, bu konuda da şu bilgileri veriyor:

GENÇLER DE TEHDİT ALTINDA

Son dönemlerde gençlerde görülen kalp krizleri pek çoğumuzu endişeye sürüklüyor. Yani bugüne kadar ‘yaşlı hastalığı’ olarak düşündüğümüz kalp rahatsızlıkları; artık gençleri de, orta yaş grubunu da tehdit etmeye başlamıştır. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin 22 Avrupa ülkesi arasında yaptığı araştırmada, 50 yaş altında görülen kalp krizi oranlarında birinci sırada olmamız da maalesef bu olguyu desteklemektedir. Sanayileşmenin getirdiği beslenme bozukluğu, aşırı stres yükü ve gençlerdeki sigara ve bağımlılık yapan madde alışkanlığındaki artış; gençlerde kalp krizi sıklığını arttıran faktörler olarak düşünülüyor. Bununla birlikte genç ölümlerin çoğu aslında gözden kaçmış doğumsal kalp kası, kalp kapak hastalıklarına veya ani gelişen ritim bozukluklarına da bağlı olabiliyor. Bu nedenle ailede genç ani ölüm hikayesi varsa mutlaka diğer aile fertleri de kardiyolojik muayene ve tetkiklerle kontrol edilmeli.

RİSK YARI YARIYA AZALIYOR

Kalp krizinin, genetik miras olarak çocuklara geçebileceğini belirten Dr. Tekiner, kriz eğer 50-60′lı veya daha erken yaşlarda olmuşsa, diğer aile fertleri için de kalp krizi riskinin arttığını söylüyor ve ekliyor: Bu durum; mutlaka diğer aile fertlerinin de kalp krizi geçireceği anlamına gelmez ancak ailesinde kalp krizi hikayesi olmayanlara göre riskin artması demektir. Erken yaşta kalp krizi geçirme hikayesi olan ailelerin; hayat tarzı ve beslenme alışkanlıklarına daha fazla özen göstermeleri ve periyodik kardiyolojik kontrollerini yaptırmaları önerilir. Sigara; en önemli faktörlerden biri. O kadar ki sigarayı bıraktıktan sonraki bir gün içinde dahi kalp krizi geçirme riski yarı yarıya azalır. Yaklaşık 4 ila 10 yıl içinde sigara içmeyen biri ile aynı seviyeye gelinir. Günde 3 fincan kahveden fazlası da zararlı. Fazla alkol tüketimi de damar sertliğini hızlandırıyor ve kalp krizi riskini artırıyor.

Kalbinizi korumak için bunları yapın

Besinlerle aldığımız doymuş yağlarda fazla miktarda kolesterol varken; doymamış yağlarda daha az kolesterol bulunur. Öyleyse hedefimiz öğünlerimizde doymuş yağ miktarını azaltmak olmalıdır. Doymuş yağlar en çok hayvansal (katı) yağlarda bulunurken, doymamış yağlar daha çok sıvı yağlarda bulunur. Yağlı koyun, sığır eti tüketiminden kaçınılmalı, tüketilecekse etlerdeki yağlar pişirilmeden önce sıyrılmalı, daha çok tavuk, hindi, balık eti tercih edilmelidir. Tahıl, sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. Tam yağlı peynirler yerine az yağlı peynir, yağ oranı azaltılmış süt ve yoğurt tercih edilmelidir. Ayrıca

• Sigarayı bırakın

• Yüksek tansiyon ve diyabet hastalığınız varsa tedavi ettirin ve düzenli takibe alın

• Daha çok meyve ve sebze tercih ederek, kolesterolden daha fakir bir diyet tercih edin

• Düzenli egzersiz yapın

• Ailenizde kalp hastalığı hikayesi varsa düzenli kontroller yaptırın

• Yoğun stres altındaysanız kendinizi daha mutlu edecek şeylerle meşgul olun.

Her çarpıntıda paniklemeyin!

Her çarpıntı dikkate alınmaması gerektiğine değinen Dr. Tekiner, kalp çarpıntısının çoğunlukla sinirsel bir durum olduğunu söyleyerek “Ancak uzun süren, kalp hızının genellikle çok yüksek seyrettiği (dakikada 150 ve üzeri), bayılmanın veya tansiyon düşüklüğünün eşlik ettiği çarpıntı durumlarında, mutlaka sağlık merkezine başvurulması uygun olur” diyor. Dr. Tekiner şu belirtilere dikkat etmek gerektiğini söyleyerek sözlerini noktalıyor:

• Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi veren bir ağrı (sanki 100 kiloluk biri göğsümüze oturmuş gibi) olur.

• Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır

• Ağrı, hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Yarım saatten uzun sürer.

• Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı vardır.

• Nefes darlığı olur. İç sıkıntısı eşlik eder.

• Bazı insanlarda belirtiler gizli olabilir. Örneğin; diyabet hastaları hiç ağrı duymayabilirler ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri olabilir. Bazı hastalarda mide ülseri ve kas ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir ve yanlış yorumlanabilir.

CHP Liderini Seçiyor !!!

21 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Haber

 CHP 33. Olağan Kurultayı yarın toplanıyor. Deniz Baykal’ın istifasıyla boşalan Genel Başkanlık için tek aday olan Kemal Kılıçdaroğlu ile gidilen kurultayda CHP’yi 2011 seçimlerine taşıyacak yeni yönetim belirlenecek.

CHP 33. Olağan Kurultayı yarın toplanıyor. Deniz Baykal’ın istifasıyla boşalan Genel Başkanlık için tek aday olan Kemal Kılıçdaroğlu ile gidilen kurultayda CHP’yi 2011 seçimlerine taşıyacak yeni yönetim belirlenecek. CHP’de kurultay hazırlıkları sürerken, Atatürk Spor Salonu’nda 22-23 Mayıs’ta yapılacak kurultayda 1249 delege sandığa giderek oy kullanacak. Kurultayda delegelerin yüzde 20’sinin imzasını bulan ise genel başkanlık için aday olabilecek. Kurultayın ilk günü Genel Başkan, ikinci günü de Parti Meclisi seçilecek. Genel Başkan adaylığı için şu ana kadar yalnızca İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını açıkladı. Başka bir Genel Başkan adayının çıkması beklenmiyor. Kurultayda Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde görev yapacak Parti Meclisi de seçilecek. Seçilen Parti Meclisi üyeleri kurultaydan sonraki hafta toplanarak Merkez Yönetim Kurulu’nu(MYK) seçecek.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREV YAPACAK
Kurultay salonunda özel güvenlik de görev yapacak. Kurultayda polislerin yanı sıra 50 kişiden oluşan özel güvenlik salonda yerini alacak. Özel güvenlik salonun tepe bölümünde bulunacak. Kurultayı 858 yerli ve yabancı basın mensubu izleyecek. Daha önce delegelerin bulunduğu alan daha rahat çalışabilmeleri için tamamıyla gazetecilere ayrıldı. Sahada sadece gazeteciler, milletvekilleri, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ile Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri yer alacak. Ayrıca salonda kameralar için özel bir platform da oluşturuldu.

DELEGELER TRİBÜNDE
Saha içi gazetecilere ayrıldığı için geçmiş kurultayların aksine delegeler tribünlerde oturtulacak. Tribünlerde delegeler için özel bir bölüm hazırlandı. Kurultayı izlemek isteyen partililer için salonun dışına da dev ekranlar kurulacak. Gençlik kolları kendileri için bastırılan özel tişörtleri giyecek. Salonun bir köşesinde görev yapacak olan gençler kol kola girerek bir kordon oluşturacak.

BAYKAL’IN FOTOĞRAFI
CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal daha önce söylediği gibi kurultaya katılmayacak. Ancak kurultay salonunda Baykal’ın fotoğrafı bulunacak. Kurultayın ilk günü saat 10.00′da başlayacak. Ardından divan oluşturulacak ve divan başkanı bir konuşma yapacak. Genel Başkanvekili Cevdet Selvi’nin konuşmasından sonra hesap raporlarının okunmasının ardından konuşmak isteyenlere söz verilecek. Ardından adaylar konuşmak için kürsüye gelecek. Genel Başkanlık seçiminin ardından Genel Başkan teşekkür konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelecek. Pazar günü ise Parti Meclisi üyeleri seçilecek.

“KILIÇDAR KILIÇDAR KILIDAROĞLU…”
CHP’nin başına geçmesine kesin gözüyle bakılan Kemal KIlıçdaroğlu, salona yerel seçim çalışmalarında kullandığı Onur Akın şarkısının yeni düzenlemesi ile girecek. Salonda, Zonguldak’ta 30 madencinin hayatını yitirmesi nedeniyle coşkulu şarkı ve türkü çalınmayacak, daha çok Aşık Mahsuni Şerif’in eserlerine yer verilecek. Moğollar Grubu’nun “Bir şey yapmalı” ve Edip Akbayram’ın “Kızımın adı Sevgi, oğlumun adı Barış” parçaları da çalınacak.

1249 DELEGE OY KULLANACAK
CHP’de Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 19, Parti Meclisi’nin (PM) MYK üyeleri dışındaki 62, Yüksek Disiplin Kurulu’nun (YDK) 15 üyesi ile MYK ve PM’de yer almayan 55 milletvekili kurultayın doğal delegeleri olarak oy kullanacaklar. İstanbul 140 delege ile kurultayda belirleyici bir rol oynayacak. Ankara ve İzmir de İstanbul’un ardından kurultaya en çok delege gönderen iller olarak yer alıyor. Ardahan, Artvin, Bartın, Bayburt, Bilecik, Gümüşhane, Iğdır, Kilis, Tunceli ve Yalova ise 4′er delege ile kurultaya en az sayıda delege gönderen iller arasında yer alıyor. İllere göre delege sayıları ise şöyle: Adana 28, Adıyaman 10, Afyon 14, Ağrı 10, Aksaray 8, Amasya 6, Ankara 58, Antalya 26, Ardahan 4, Artvin 4, Aydın 16, Balıkesir 16, Bartın 4, Batman 8, Bayburt 4, Bilecik 4, Bingöl 6, Bitlis 8, Bolu 6, Burdur 6, Bursa 32, Çanakkale 8, Çankırı 6, Çorum 10, Denizli 14, Diyarbakır 20, Düzce 6, Edirne 8, Elazığ 10, Erzincan 6, Erzurum 14, Eskişehir 12, Gaziantep 20, Giresun 10, Gümüşhane 4, Hakkari 6, Hatay 20, Iğdır 4, Isparta 10, İstanbul 140, İzmir 48, Kahramanmaraş 16, Karabük 6, Karaman 6, Kars 6, Kastamonu 8, Kayseri 14, Kırıkkale 8, Kırklareli 6, Kırşehir 6, Kilis 4, Kocaeli 18, Konya 32, Kütahya 12, Malatya 14, Manisa 20, Mardin 12, Mersin 24, Muğla 12, Muş 8, Nevşehir 6, Niğde 6, Ordu 14, Osmaniye 8, Rize 6, Sakarya 12, Samsun 18, Siirt 6, Sinop 6, Sivas 12, Şanlıurfa 22, Şırnak 6, Tekirdağ 10, Tokat 14, Trabzon 16, Tunceli 4, Uşak 6, Van 14, Yalova 4, Yozgat 12, Zonguldak 10.

Sonraki yazılar »


Sayfa.com