Baba’lar gününde Şehit babalarından isyan !!!
Babalar Günü’nden bir gün önce acı haberi alan şehit babalarının feryadı bugün şehit cenazelerinde isyana dönüştü.
“EN GÜZEL BABALAR GÜNÜ HEDİYESİ”
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde düzenlenen terörist saldırıda şehit düşen askerlerden Sabahattin Derin’in babası Yaşar Derin, ”Oğlum bana verilebilecek en güzel Babalar Günü hediyesini verdi, beni onurlandırdı” dedi. Şehit Piyade Er Sabahattin Derin’in (23) Milas’ın İsmet Paşa Mahallesi’nde yaşayan ailesine vatandaşların taziye ziyaretleri sürüyor.
Oğluyla en son bir hafta önce görüştüğünü belirten acılı baba Yaşar Derin, ”Oğlum bana verilebilecek en güzel Babalar Günü hediyesini verdi, beni onurlandırdı. Oğlum benim için en güzel hediyeyi verdi; canını verdi. Çok mutluyum. Allah kimseye böyle acı göstermesin. Bu akan kan da yerde kalmasın. Tüm yetkililere Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. Kanımız yerde kalmasın. Bu hainler sevinmesin” diye konuştu.
Şehit annesi Melek Derin ise kendi canlarının yandığını gibi kimsenin canının yanmasını istemediğini ifade etti.
Melek Derin, ”Oğlumla en son 12 Haziran’da konuştum. Bana ne yemek yaptığımızı sordu. Ben de söyledim ve ona ’sen ne yaptın’ dedim. Olum menemen ve kızartma yaptığını söyledi. ‘Kardeşimi benim yerime öp ve onu üzme. Anne babama ulaşamıyorum bu akşam çıkıyoruz. Nasip olursa 25′ine kadar dönerim’ dedi. Oğlum iki ay sonra izine gelmek istiyordu. Diyecek başka bir şey bulamıyorum” diye konuştu.
Milas Belediyesi şehrin cadde ve sokaklarına Türk Bayrakları asarak saldırıyı protesto ederken, şehidin evinin bulunduğu sokaktaki komşularının da evlerinin balkonlarına Türk Bayrakları astığı görüldü.
Bu arada, şehit ailesini ziyaret eden CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve Muğla Valisi Fatih Şahin, başsağlığı dileklerini ilettiler.
“ŞEHİT OLACAĞI RÜYAMA GİRDİ”
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde teröristlerce araziye döşenen patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Ömer Kara’nın babası Mehmet Kara, ”Şehit olacağı rüyama girdi. Devlet bir an önce önlem almalı” dedi.
Tarsus Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan, şehit Ömer Kara’nın (24) Hacıhamzalı köyündeki babası Mehmet Kara ve annesi Elmas Kara’yı ziyaret ederek, başsağlığı diledi. Gödekmerdan, telafisi mümkün olmayan bir acı yaşadıklarını belirterek, ”Acımız büyüktür. Allah sabır versin, Türk milletinin başı sağolsun” diye konuştu.
Baba Mehmet Kara, oğlunun şehit olacağını dün gece rüyasında gördüğünü belirterek, ”Devlet teröre bir an önce önlem almalı. TBMM askere yetki versin, elini ayağını bağlamasın. Bir an önce akan kanın durdurulması gerekir” dedi.
Anne Elmas Kara ise 3 çocuğundan ortancası olan şehit oğlu için ”Beni oğlumun yanına götürün. Oğlum neyin karşılığında gitti. Nasıl kıydınız. Ben oğlumu istiyorum. Ciğerim yanıyor” diyerek gözyaşı döktü. Şehidin ağabeyi Ramazan Kara da, ”Ben kardeşimi istiyorum. Bunun hesabını soracağım” dedi.
OĞLUMUN ACISINI BABALAR GÜNÜ’NDE DAHA FAZLA HİSSETTİM
Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki terörist saldırıda şehit düşen Ramazan Erdem’in babası Mustafa Erdem, ”Şehit düşen oğlumun acısını Babalar Günü’nde daha fazla hissettim” dedi.
Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki terörist saldırıda şehit düşen Ramazan Erdem’in (20), Türkiye Taşkömürü Kurumundan emekli maden işçisi babası Mustafa Erdem (56), ilçeye bağlı Gökçeler beldesindeki evlerinin bahçesinde taziyeleri kabul ediyor.
Baba Erdem, AA muhabirine, oğlundan en son aldıkları haberde araziye çıktıklarını öğrendiğini söyledi.
Telefonla her görüştüklerinde kendisine, ”Dikkat et oğlum” dediğini anlatan Erdem, eve gelen askerlerin oğlunun şehit olduğu haberini verdiğini söyledi.
Şehit oğlu Ramazan’ın 4 yaşındayken eşi Emine Erdem’i kaybettiğini anlatan Baba Mustafa Erdem, ”Çocuklarıma hem anne, hem babalık yaptım. Bugün Babalar Günü ama pek bir şey hissedemiyorum. Kolay değil, fakat bir süre sonra yokluğuna alışmak zorundayız. Bugün yanımda olmasını, aramasını isterdim” diye konuştu.
Gökçeler Belediye Başkanı Bekir Çolak ise babasının maden şehidi olduğunu belirterek, ”Ancak beldemizden ilk kez asker şehit veriyoruz. Acımız çok büyük” dedi.
“SENİ VURAN ELLER KIRILSIN OĞUL”
Van’ın Gürpınar ilçesinde 11 yıl önce vatani görevi yaparken teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Er Levent Özçakmak’ın babası Mehmet Özçakmak, Babalar Gününde oğlunun mezarını ziyaret ederek, onun için yazdığı şiiri okuyup, fotoğrafını öptü.
Babalar Günü nedeniyle çocuklarını vatan uğruna şehit veren babalar şehitliklere akın etti. Adana’da da Asri Mezarlıkta bulunan şehitliğe, Van’ın Gürpınar ilçesinde 11 yıl önce vatani görevi yaparken teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Er Levent Özçakmak’ın babası Mehmet Özçakmak (67), Babalar Günü’nde oğlunu unutmadı.
Baba Özçamak oğlunun mezarı başına gelerek, oğlunun mezar taşını temizleyip fotoğrafını öpüp kokladı.
Özçakmak oğlunun 11 yıl önce şehit edilmesinin ardından gece yarıları mezara gelerek oğluna mezar başında şiir yazdığını belirtti. Özçakmak, oğluna yazdığı, “Seni vuran eller kırılsın oğul” şiirini mezarı başında okuyarak duygulu anlar yaşadı. Oğlunun şehit olmasının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen acısının hala dün gibi olduğunu, şehit haberleri geldikte yaralarının kanadığını anlatan Özçakmak, “Dün yine 12 şehit verdik. Bu kan artık dursun. Anaların babaların yüreği yanmasın” dedi.
Özçakmak, Babalar Günü’nde 11 yıldır oğlunun mezarını ziyaret ederek onunla konuştuğunu vurgulayarak, “Oğlum bana Babalar Gününde her zaman hediye alırdı. Ama artık ben ona hediye almak için kabristanına geliyorum. Bana özellikle yiyecek hediyesi alırdı. Onu çok özlüyorum. Bir taraftan şehit olduğu için gurur duyuyorum ama evlat acısı çok zor. Allah kimseye yaşatmasın” diye konuştu.
“OĞLUM BANA GELMESİ GEREKİRKEN BEN ONA GELDİM”
Şehit babası Hasan Ciddioğlu, Babalar Günü’nde, oğlu Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Serkan Ciddioğlu’nun Kayseri Garnizon Şehitliği’ndeki mezarını ziyaret etti.
Ciddioğlu, AA muhabirine, oğlunun 2004 yılında Tunceli Kutu Deresi kırsalında teröristlerle girdiği çatışmada şehit olduğunu söyledi.
Babalar Günü dolayısıyla oğlunun mezarını ziyaret ettiğini belirten Ciddioğlu, ”Oğlum bana gelmesi gerekirken ben ona geldim. Ama takdiri ilahi böyleymiş. Bu fidanlar bu topraklara vatan için düştü. Vatan sağ olsun” dedi.
Oğlunun Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirdiğini ve öğretmenliği istemeyerek askerliği tercih ettiğini anlatan Ciddioğlu, ”Oğlum okulu bitirdi ama öğretmenliği istemedi. Asker olmak istiyordu. Biz öğretmenlik dememize rağmen o askerliği tercih etti. Şimdi öğretmenliği tercih etseydi 5 yıllık öğretmen olacaktı. Çok seviyordu askerliği ama takdiri ilahi böyleymiş, şehit oldu” diye konuştu.
Hasan Ciddioğlu, Hakkari ve Elazığ’daki terörist saldırılarla ilgili olarak da ”Babalar Günü’nde 12 şehit haberinin gelmesi, bizi çok üzdü. Televizyona bakamadım. Cenaze törenlerini izleyemedim. Aynı duyguları yaşamak istemedim. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Acılı bir baba olarak bu gözyaşlarının dinmesini istiyorum. Artık anneler ağlamasın. Bu hainleri bitirsinler. Bundan sonra şehit gelmesin. Bizim çocuklarımız gitti, başkalarının çocukları gitmesin. Yetkililer acil önlemler alsın” dedi.
“BABALAR GÜNÜ ACILAR GÜNÜ OLDU AMA HAİNLERİ SEVİNDİRMEYECEĞİM”
Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki terörist saldırıda şehit düşen Oğuz Yelken’in babası İlyas Yelken, ”Babalar Günü benim için acılar günü oldu ama ağlayıp da hainleri sevindirmeyeceğim” dedi.
İlyas Yelken, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlu Oğuz ile en son cuma günü görüştüğünü, bir ihtiyacı olup olmadığını, parasının olup olmadığını, hal ve hatırını sorduğunu söyledi.
Oğlunun görev amacıyla dağa çıkacağını da söylediğini ifade eden Yelken, ”Ben de (tamam, Allah’a emanet ol oğlum) dedim. Televizyonda Hakkari’de bir birliğe saldırı olduğunu duydum. O zaman yüreğime kor gibi ateş düştü. Televizyonu dikkatli bir şekilde takip ettim. Tekeli Hudut Taburu’nun basıldığını duyunca yıkıldım. Eyvah gitti oğlum dedim. oğlumun askerlik yaptığı birliğe saldırı olduğunu duyunca dünyam yıkıldı. Oğlumun öldüğünü o zaman hissettim. Şehit olduğunu anladım” dedi.
”VATAN SAĞ OLSUN”
Oğlunun şehit olduğu haberini aldıktan sonra büyük üzüntü duyduğunu anlatan Yelken, şunları kaydetti:
”Bugün Babalar Günü. Büyük bir acı yaşıyorum. Bundan sonra Babalar Günü benim için acılar günü oldu ama ağlayıp da hainleri asla sevindirmeyeceğim. Allah hiç bir babaya bu acıyı yaşatmasın. Evlatlarından ayrı bırakmasın. Vatan sağ olsun. Oğlum vatan için şehit oldu. Acılı bir baba olarak bu gözyaşının dinmesini istiyorum. Bu savaş bitsin, artık anneler ağlamasın. Bu hainleri bitirsinler. Ne gerekiyorsa yapılsın ve artık bu olaylar bir daha yaşanmasın. Bitsin artık bu acılar, bitsin..”
MHP Edirne Milletvekili Cemaleddin uslu da şehit babası İlyas Yelken’e taziye ziyaretinde bulundu.
Şehit askerler için duydukları üzüntüyü dile getiren Uslu, ”Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Acınızı çok iyi anlıyorum. Allah böyle bir büyük üzüntüyü kimseye yaşatmasın. Terör olayı bitirilmeli. Terör olan bölgelerde olağanüstü hal ilan edilmeli” dedi.
Bu arada şehit olan Oğuz Yelken’in, vatanı görevine gitmeden önce arkadaşları ile birlikte ”Asker eğlencesi” düzenlediği öğrenildi. Kamera görüntülerine de yansıyan eğlencede Oğuz Yelken’in vatanı görevini yapacak olmasından dolayı mutlu olduğu gözlendi.
Şehit Oğuz Yelken, yarın Uzunköprü Muradiye Camisi’nde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Kavacık Köyü’nde toprağa verilecek.
“ŞEHİT OĞLUMDAN ANLAMLI BİR HEDİYE ALDIM. GURUR DUYUYORUM”
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde teröristlerle çıkan çatışma sonucu şehit olan askerlerden Piyade Er Mehmet Ali Tosun’un (21) babası Abdullah Tosun, oğlunun kendine anlamlı bir babalar günü hediyesi verdiğini söyledi. Oğluyla gurur duyduğunu belirten acılı baba Abdullah Tosun “Evladımla gurur duyuyorum” dedi.
Acı haberi aldıktan sonra sakinleştirici ilaçlarla hekim kontrolünde ayakta duran Tosun Ailesi oğullarının al bayrağa sarılı naşını beklemeye başladılar. Bu arada Şehit Mehmet Ali Tosun’un evi adeta ziyaretçi akınına uğruyor. Ancak, teröre inat herkes metaneti korumaya çalışırken, Baba Abdullah Tosun ise, şehit oğlu tarafından anlamlı bir babalar günü hediyesi aldığını belirtti.
Şehit Mehmet Ali Tosun’un teskeresine 2 ayı kaldığını ve vatan borcunu ödemeye giderken evine astığı Türk Bayrağı’nı hiç indirmediğini belirten Baba Abdullah Tosun “Evladım bana babalar günü hediyesi gibi bir şey verdi. Ne bileyim, evladımla gurur duyuyorum” dedi.
Bu arada Şehidin memleketi Aydın’ın Tepecik Beldesi’nde cadde ve sokaklar Türk Bayrakları ile donatıldı.
O jartiyerin içinde masum bir kiz var ….
Son verdiği konserde, dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna’ya benzetilen Ajda Pekkan: “O da dünya starı, ben de dünya starıyım.. Benzetilmek hoş. Seksi göründüğüme bakmayın aslında orada utangaç bir kızım”.
Süperstar Ajda Pekkan Harbiye Açıkhava’daki konserinde sahne kostümleriyle ilgi odağı oldu. Birbirinden cesur kıyafetlerle sahne şovunu renklendiren Pekkan önceki gün İstanbul’da konser veren dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna’ya benzetildi.Vatan’da yer alan habere göre; gençlere taş çıkaran fiziğiyle dikkat çeken Süperstar, çarpıcı açıklamalar yaptı:
- Sahne bana göre bir illüzyon. Ve o illüzyonu insanlar bekliyor. Normal bir elbiseyle de sahneye çıkabilirdim çünkü sesime güveniyorum. Ama istiyorum ki oraya gelen insanların biraz da şovvari bir görüntü izlesinler. Sahneye ilk çıkış çok önemli, orada kopmam gerekiyor. İnsanlara ’vaaav’ dedirtmek beni başka bir boyuta çıkarıyor.
‘Çarpıcı olmak zorundayım’
- Beyaz kıyafetin içinde kıvrak bir kadınım. Çünkü ilk çıkışta flaş olmak durumundayım. Göz alıcı olmak, çarpıcı olmak ve göz doldurucu olmak durumundayım. Sarı elbisenin içinde ise masum bir kadınım. Jartiyerli kıyafetin konsepti ise Rock’tı. Orada jartiyer giyiyorum ama hiç oralarda bir insan değilim, onu sadece içinde bulunduğum rolüm icabı giydiğimi belli ediyorum. Halbuki orada masum, utangaç bir kızım. Seksi görünebilirim ama o benim yaptığım bir işlev. Ve sadece yarım saat sürüyor.
- Rihanna’ya neden benzetildiğimi de anlamadım doğrusu. Madonna, Rihanna belki de Türkiye’de o tarz şarkı söyleyen figür olduğum için benzetildim. Yoksa Rihanna tamamen Amerikan ben ise Avrupalı görünüşlü has bir Türk’üm. Ama ona benzetilmek çok hoş. O da dünya starı ben Türkiye’ye ait bir dünya starıyım.
Twitter’da da övgü yağıyor
Ünlü isimler de Twitter’da Ajda Pekkan’ı yere göğe sığdıramadı.
Gülben Ergen: Gerçek bir star… İkincisi olmaz bu kadının, müthiş…
Petek Dinçöz: Ajda Pekkan’a 41 kere maşallah, süper.
Helin Avşar: Ajda Pekkan’a helal olsun. Yaw ne yiyip içiyor acaba. Bu ne be? 10 puan…
Perde Arkasi Cok farkli…
Gönlündeki isim olarak ‘Lucescu’yu gösteren, tepki çekmemek için yöneticilere ‘yeni alternatifler’ sunan Yıldırım Demirören, bugün ‘hoca turu’na çıkıyor! Herkes Schuster’i getirmesini bekliyor
Kartal’da hoca seferleri başlıyor. Yöneticilere kafasındaki ismin Lucescu olduğunu açıklayan ve “Gönlümde öncelikle Lucescu var. Gidip bir kez görüşeceğim. Yeter ki gelsin, gerekirse parasını cebimden vereceğim” diyen başkan Yıldırım Demirören, yola çıkıyor. Ancak perde arkasında çok farklı olayların yattığı ifade ediliyor. Tabloya bir bakalım… Siyah-Beyazlılar, Quaresma aşkı ile yanıp tutuştu ancak bu transfer olumsuz sonuçlandı. Ancak ne gariptir ki aynı gün Mustafa Denizli’nin tansiyonu çıktı, Bernd Schuster’le anlaşıldığı haberleri güne damgasını vurdu. Camianın önemli isimleri Hasan Arat ve eski yönetici Celal Kolot, yaşananları eleştirdi. Kolot her şeyin senaryo olduğunu ve Schuster’e imza bile attırıldığını belirtti. Beşiktaş ayrıca sessiz sedasız Stuttgart’ın sağ kanat oyuncusu Hilbert’le anlaştı. Başkan, Schuster’le görüşülmediğini söylese de Hilbert transferinde Alman hocanın onayının olduğu iddia edildi.
LUCESCU ATEŞ PAHASI!
Demirören’in ilk planda İtalya’da Lucescu ile görüşeceği öne sürülüyor. Ancak S.Donetsk’le sözleşmesi süren Rumen hocanın maliyeti, tazminatı ile birlikte 8 milyon Euro’yu buluyor. Futbolcuların alacakları bile ödenemezken Luce’nin gelmesi çok zor. Asıl hedef ise Schuster… Demirören’in büyük ihtimalle Alman hocayı getirmesi bekleniyor.
SÜRPRİZLER MAGATH İLE RAMOS
Ancak başkanın tepkilerden çekinip diğer adaylara yönelmesi de olası gözüküyor. Schalke 04’ü çalıştıran Felix Magath’ın da üzerinde duruluyor. Listede son olarak 7 ay önce CSKA Moskova’yı çalıştıran Juande Ramos’un da olduğu ileri sürülüyor.
Türkiyenin ikinci büyük başarısı…
Eurovision’daki temsilcimiz Manga, “We Could Be The Same” ile 2. oldu. Bu, Sertab Erener’in 2003′te elde ettiği birinciliğin ardından Türkiye’nin en büyük başarısı. Bu yılın birincisi ise Almanya…
Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nı Almanya 246 puanla kazanırken, Türkiye, 170 puanla ikinci oldu. Türkiye, ülkelerin verdiği oylamalar sırasında uzun süre ikinci sıradaki yerini korudu ve oylamayı ikinci sırada tamamladı.
İşte Manga’nın final performansı
Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan ve 3 saat süren 55. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde 14. sırada Türkiye’yi temsilen sahneye çıkan Manga grubu, “We Could Be The Same” adlı parçasıyla başarılı olarak salonda bulunan 18 bin kişiden büyük alkış topladı.
Sahneye stilist Mehmet Acar tarafından hazırlanan “Que” firmasının kostümleri ile çıkan Manga, koreograf Genevieve Cleary’in koreografisi ile diğer ülkelerden değişik gösteri sundu.
Yarışmadaki tek rock grubu Manga, geleneksel Türk müziği ile modern Batı müziğini karıştırarak sunduğu sahne gösterisiyle çok başarılı şov yaptı.
Sahnede robot olarak insana dönen ve vokalist Ferman’a sarılan Natalie Marrable’ın, lazer ışıkları ile donanmış giydiği 70 kiloluk kostümü, büyük ilgiyle izlendi. 55 kilo ağırlığında olan Mararable’nin, 70 kiloluk kostümünü sahnede çıkarmakta zorlanmaması da dikkat çekti.
Manga finalde, “We could Be The Same” (Aynı Olabiliriz) parçasının Belçikalı prodüktör Hans Vrancken tarafından yapılan düzenlemesi ile sahne aldı.
Bas gitarda Cem Bahtiyar, bateride Özgür Öney ve DJ Efe Yılmaz tam rock grubuna yakışan tarzlarıyla salonda coşku yarattı.
MTV müzik kanlında kullanılan büyük şovlarına özgü görüntü, sahne ve estetik anlayışı Eurovision prodüktörleri tarafından Manga’nın Eurovision sahne şovunda kullanıldı.
Oslo’nun Telenor Arena salonunda, Norveç’in resmi televizyonu NRK’nin yönetimi altında yürütülen dev televizyon şovu, dünyanın her bir yanında yaklaşık 150 milyon kişi tarafından izlendi.
23 kamera ile canlı takip edilen yarışmada, gitarda Yağmur Sarıgül’ün sıçrama hareketleri ve sol gözündeki göz yaşını andıran boya gözden kaçmadı.
Finalde 4500 adet ışık, 23 naklen yayın kamerası, 134 dev hoparlör kullanıldı. Norveç Prensesi ve Norveç’in gelecek Kraliçesi Mette Maret, yarışmayı salonda izledi.
Yarı finalin başlangıcından önce şovlarıyla programı renklendiren Fra Wallmans Saconoor grubu, ABBA gösterisinin ardından Türkiye’ye 2003′te Riga’da birincilik kazandıran “Everyway That I Can” adlı parçasıyla salonu coşturdu.
Şöhret’ler plaja indi…
Ünlüler plaj sezonunu açtı, bikinili fotoğraflar ortalığa saçıldı. Son olarak Hülya Avşar’ın olay yaratan bikinili pozlarının ardından 2010 yılı plaj gündemi de ‘bomba’sını patlatmış oldu. İşte bu sezon kendini plaja ilk atan ünlüler…
Euro 2016 Hüsranı !!!
EURO 2016’ya ev sahipliği yapacak ülke belli oldu…UEFA yine yapacağını yaptı. Türkiye oylamayı 7-6 kaybetti…
Cenevre’de Espace Hippomene Kültür Merkezi’ndeki aday ülkelerin yaptığı final sunumunun ardından oy verecek 13 UEFA Yönetim Kurulu üyesi müzarekere ve oy verme için toplantıya geçti.
İngiliz Geoffrey Thompson’un başkanlığında yapılan toplantının ardından, oylama sonucunu kendisine verilen zarfı açarak UEFA Başkanı Michel Platini açıkladı.
Platini, zarftan çıkan ülkeyi salondakilere göstererek, Fransa’nın kazandığını açıkladı.
Açıklamanın ardından sahneye çıkan Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Jean-Pierre Escalettes, ”Bizim için çok güzel bir gün. UEFA’nın güvenini sarsmayacağız” dedi.
Açıklamanın ardından Fransa heyeti büyük sevinç yaşadı.
KIL PAYI KAYBETTİK
Türkiye, UEFA 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği adaylığını finalde Fransa’ya karşı kıl payı kaybetti.
UEFA’dan verilen bilgiye göre ilk tur oylamada Fransa 43, Türkiye 38 ve İtalya 25 puan topladı. Bu durumda İtalya elenerek ikinci turda Türkiye ve Fransa yarıştı.
Finalde 13 UEFA Yönetim Kurulu üyesinden 7’si Fransa’yı, 6’sı Türkiye’yi seçince tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapmak isteyen Türkiye kıl payı elenmiş oldu.
50 Cent inanilmaz değişim
50 cent
Albümleri tüm dünyada milyonlarca satan ve yükseliş hikayesiyle birçok Hiphop sanatçısına ilham veren 50 Cent, kaner hastası bir futbol oyuncusunu canlandıracağı filmi Things Fall Apart için tam 25 kilo verdi.
Bugün internet üzerinden yayınlanan görüntüleri, sanatçının hayranlarını şoke etti. Ülkemizde de çok sevilen yıldızın rol aldığı filmin yönetmeni Mario Van Peebles. Yıldızın rol arkadaşıysa Ray Liotta olacak. Film 2011′de vizyona girecek.
Arda Turan Liverpool Yolunda…
Galatasaray’da forma giyen Arda Turan’ın, Premier League ekiplerinden Liverpool yolunda olduğu ileri sürüldü…
İngiliz basınında yer alan haberde, 23 yaşındaki oyuncunun, Arsenal ve Tottenham’dan ziyade, Liverpool ile anlaşmaya yakın olduğu iddia edildi.
Haberde, Liverpool’daki geleceği belirsiz olduğu için Arda konusunda daha önce herhangi bir yaklaşımda bulunamayan Benitez’in, son gelen bilgilere göre Arda’yı takıma katma konusundaki niyetini ifade ettiği, Tottenham ile Arsenal’in gelişmeleri yakından takip ettiği kaydedildi.
Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger’in, Barcelona’ya transferi gündemde olan Cesc Fabregas’ın geleceğine odaklandığı ve Arda Turan konusuna uzak kaldığı belirtilen haberde, Benitez’in İngiliz ekibindeki durumunun halen belirsizliğini koruduğu ve bunun, Liverpool’un Arda için girişimde bulunma olasılığını etkilediği ifade edildi.
Inter’in Zaferi , Mourinho Hat-Trick Yaptı !
Şampiyonlar Ligi finalinde İnter, Bayern Münih’i devirerek bu sezonki 3. kupasını kaldırdı…
Avrupa’nın en büyüğü Madrid’de belli oldu… Santiago Bernabeu Stadı’ndaki karşılaşmada İnter, Bayern Munih’i 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu… İnter’i galibiyete taşıyan golleri 34 ve 70 dakikada Milito kaydetti. İnter, 45 yıl aradan sonra bu kupayı 3. kez kaldırmış oldu… Inter teknik direktörü Jose Mourinho, bu kupayı iki farklı takımla birden kazanan üçüncü teknik adam olarak tarihe geçti.
Avrupa Futbol Şampiyonlar Ligi kupasını, finalde Almanya’nın Bayern Münih takımını 2-0 yenen İtalya’nın FC İnter takımı kazandı.
ÖZLEM SONA ERDİ
İspanya’nın başkenti Madrid’deki Santiago Bernabeu Stadı’nda 80 bin taraftarın önünde oynanan final maçında İnter, Bayern karşısında aldığı galibiyetle Avrupa kupası özlemini bitirdi.
İLK YARI
İlk yarı her iki takım dengeli oynayıp defansını sağlam tutmaya çalışırken, topu daha fazla ayağında tutan Alman takımı rakibine oranla daha baskılı gözüktü. Ancak 35. dakikada İnter’de, kaleci Julio Cesar’ın kullandığı kaleci atışında topa ilk dokunan Milito, Sneijder ile girdiği verkaç sonrası karşı karşıya kaldığı Bayern kalecisi Butt’u mağlup etmeyi başardı ve takımını 1-0 öne geçirdi.
İKİNCİ YARI
İkinci yarı Bayern Münih etkili ataklarla İnter’i bunaltsa da 70. dakikada Eto’o'nun ara pasında rakip ceza sahasına giren Milito, güzel bir çalımla rakibini geçtikten sonra Butt’un sağından topu ağlara gönderdi: (2-0)
İki farktan sonra İnter oyunu yavaşlatıp, kontrolü altında tutmayı başarırken, moralsiz Bayern aradığı golleri bulamadı ve karşılaşma 2-0 İtalyan takımının üstünlüğü ile sona erdi.
İnter’in iki golünü de atan Arjantinli Diego Milito, UEFA tarafından final maçında sahanın en iyisi seçildi. Bu sezon İtalya kupası ve lig şampiyonluğundan sonra Şampiyonlar Ligi ile kupa sayısını 3′e çıkartan İnter, müzesinde bulunan 2 Kıtalararası (1964 ve 1965) ve 3 UEFA (1991, 1994, 1998) kupasından sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi kupasını aldı.
HAMİT İLK 11′DE BAŞLADI
Bu arada finaldeki tek Türk futbolcu olan Bayern Münihli Hamit Altıntop, ilk 11′de sahaya çıkıp iyi bir performans gösterse de teknik direktör Van Gaal’ın tercihiyle 62. dakikada oyundan alındı. Şampiyonlar Ligi finalinde geçmişte Bayer Leverkusen formasıyla Yıldıray Baştürk’te oynamış ancak, Altıntop gibi Baştürk’te kupayı kaldırma şansına erişememişti.
BAYERN MÜNİH: 0 – İNTER: 2
STAT: Bernabeu
HAKEM: Howard Webb
BAYERN MÜNİH: Butt, Van Buyten, Demichelis, Lahm, Badstuber, Schweinsteiger, Van Bommel, Robben, Hamit Altıntop (dk.62 Klose), Oliç, Müller
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Van Gaal
İNTER: Julio Cesar, Maicon, Lucio, Samuel, Chivu (dk.67 Stankoviç), Cambiasso, Zanetti, Sneijder, Eto’o, Pandev, Milito (dk 90. Materazzi)
TEKNİK DİREKTÖR: Jose Mourinho
SARI KARTLAR: dk.24 Van Buyten, dk.77 Van Bommel (Bayern Münih), dk.29 Chivu (İnter).
GOL: dk.35 ve dk.70 Milito (İnter)
Daum’un Yüzünü bile görmek istemiyorum !!!
Aykut Kocaman, son maçta kaçan şampiyonluğun ardından ilk kez konuştu.
“Trabzon maçından sonra 3 gün evden çıkmadım.. Şampiyon olsak kesin olarak bırakacaktım ama böyle zor günde gitmek benim gibi bir F.Bahçeli’ye yakışmaz.”
F.Bahçe Sportif Direktörü Aykut Kocaman, uzun süredir zorunluluktan devam ettirdiği ’pollyanna’ felsefesini, son maçta şampiyonluğun kaçmasının ardından rafa kaldırdı.. Sezon içerisinde her lafı edildiğinde “Christoph Daum ile Aykut Kocaman arasında sorun yok” bilgisini veren sarı-lacivertlilerde, zafer için sessiz kalan Kocaman, yakın çevresiyle yaptığı sohbette Alman hocaya olan öfkesini dile getirdi.
Şampiyonluğun son maçta kaçmasından dolayı bitkin olan Aykut hoca, “Daum’la çalışmak istemiyorum. Bunun sebebi çok fazla. Hatta yüzünü bile görmek istemiyorum. Trabzon maçının ardından 3 gün evden çıkmadım. Şampiyon olsak kesin bırakacaktım. Ama böyle zor bir günde kaçıp gitmek benim gibi bir F.Bahçeli’ye yakışmaz” diyerek sonunda arkadaşlarına içini döktü..
Aykut Kocaman’ın isyanı yeni değil esasında.. Daha sezon başında Serdar Acar’ın ofisinde, Volkan Ballı’nın da bulunduğu ortamda “Christoph Daum çok yanlış bir seçim. Onun bildiklerini hepimiz biliyoruz. Ondan eksiğimiz yok. O, Türkler’i kandırıyor. Samimi değil” diyerek yönetimi uyardığını ama dinletemediğini de söylemişti..
Bu arada F.Bahçe yönetimi, tüm transfer çalışmaları ve araştırmalarını Kocaman’a emanet etti. Bu noktada transfer çalışmalarını sürdüren Kocaman, en etkin isim konumuna geldi. Kocaman’ın gündemindeki ilk 2 isim ise Mancini ve Krasiç.. Interli Mancini ile CSKA’nın 18 milyon Euro istediği Sırp yıldızı beğenen Kocaman’ın ilk hedefleri bunlar..
Yöneticiler de sağ ve sol kanat için Avrupa’nın yolunu tuttu. Yöneticilerin bir kısmı Tuncay Şanlı için Ada’ya giderken, bir bölümü de Krasiç için Rusya’da pazarlıklara başladı.










